Türkiye’nin başkenti Ankara’da, TBMM Adalet Komisyonu, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin çerçeve yasası olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere toplandı. Komisyon, 13.10.2026 tarihli toplantı sırasında AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül ve Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel’in öncülüğünde salonda otururken, İYİ Parti milletvekilleri 10 dakika önce salona girdiğinde yer sıkıntısı nedeniyle tepki gösterdi. Gül, “Af” düzenlemesi olmadığını, düzenlemenin silah bırakan PKK/KCK ile bağlantılı oluşumlara yönelik hazırlandığını söyledi.
Toplantı, erken saatlerde açıldı. Komisyon başkanı Yüksel, kanun teklifinin anayasal yetkiler çerçevesinde kullanıldığını ve “anayasa’nın hukuki çerçevesinde somut bir örnek” olduğunu vurguladı. Yüksel, kanun teklifinin af niteliğinde olmadığını, mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldıramadığını belirtti. “Mahkumiyet”, “ceza sorumluluğu” ve “hüküm” kavramları yine aynı şekilde korunmuş durumda.
Gül, kanun teklifinin 367 milletvekilinin imzasıyla Meclis’e sunulduğunu, imza dağılımının siyasi mutabakat açısından tarihi bir adım olduğunu söyledi. “Bu yasa ile silahlar susacak, demokrasi ve adalet güçlenecektir” diyerek, terörün Türkiye’nin kaynak ve enerji kaybına sebep olduğunu savundu. Gül, ayrıca düzenlemenin yalnızca PKK/KCK ve bağlantılı oluşumlara yönelik olduğunu, örgüt suçları, propaganda ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçları kapsadığını belirtti.
Yüksel, kanun teklifinin “geçici ve müstakil” olduğunu, kapsamın açıkça belirlendiğini ve istisnai hükümlerin yorum yoluyla genişletilemeyeceğini söyledi. Ayrıca, kanun kapsamında soruşturma ve kovuşturmaların ertelenme süresi, 15 yıl veya daha az hapis cezası için 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası için 10 yıl olarak belirlenmiş. Bu ayrıntılar, komisyonun görüşlerine ışık tuttu.
İYİ Parti milletvekilleri, salondaki yer yetersizliği nedeniyle toplantının başka bir salonda yapılmasını talep etti. Hakan Şeref Olgun, “Yer sıkıntısı, milletvekillerinin ihtiyacını karşılamıyor” diyerek başka bir salonun tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Yüksel, salonun “görüşmeler için yeterli” olduğunu öne sürdü ve bu talebi reddetti.
Komisyon başkanı Yüksel, kanun teklifinin ilk imza sahibinin konuşması gerektiğini belirtti. Bunun üzerine muhalefet milletvekilleri usul talebinde bulundu. Yüksel, usul talebini kabul etmedi ve “ilk imza sahibi Gül’in konuşması gerekecek” diyerek toplantıyı sürdürdü.
Gül’ün sunumunda, kanun teklifinin kapsamı net bir şekilde açıklandı. Örgüt suçları, propaganda ve örgüt faaliyetleri kapsamında işlenen suçlar, Terörizmin Fismanının Önlenmesi Hakkında Kanun’daki suçlarla birlikte ele alındı. Gül, ayrıca bazı suçların kapsam dışında tutulduğunu belirtti. Örneğin, 1 Haziran 2005 tarihinden önce verilen müebbet hapis cezaları kanun kapsamında kalmadı.
Komisyon, kanun teklifinin tümü üzerinde değerlendirme yapmaya devam ediyor. Genel Kurul gündemine gelmesi bekleniyor. İleride kanun onaylandığında, Türkiye’de terörle mücadele stratejisinde yeni bir dönemin kapılarını aralayabilir. Bakalım bu yasa, silahların susmasını sağlayıp sürecin sonunda adaletin gerçekten güçlenmesini getirip getirmeyecek?
Kaynak: Orijinal Haber